Davut Nuriler Web Sitesi

Ahidname

Fatih Sultan Mehmed’in Bosna’yı fethinden sonra 28 Mayıs 1463 tarihinde kendi eliyle yazdığı ve bölgedeki Hristiyanların inanç özgürlüğünü buyurduğu Ahidname’nin varlığından Bosna Savaşı esnasında, Boşnaklar ve Hırvatların arasının bozulmaya başlamasıyla haberim oldu. Fojnica şehrinde bulunan Katolik Manastırı’ndaki rahipler, Ahidname’ye hala bağlı olduklarını ve Müslümanlarla hiçbir şekilde savaşmak istemediklerini beyan etmişlerdi. Bu durum beni bir hayli etkilemiş ve bu ahidnameyi ve hikayesini merak etmeme neden olmuştu.

Savaş bittikten sonra bir süre girişimci olarak yaşadığım Bosna-Hersek’te barış gücü olarak görev yapan Türk askerleriyle çok sıcak ilişkilerim oldu. Bu yakınlığımız ve dostluğumuz neticesinde bana bir iyilik yapmak istediklerini söylediklerinde aklıma bu ahidname geldi. Kahraman bir Türk askeri olan Hürriyet Binbaşı’ya ahidnameden bahsettim. Kendilerinden, söz konusu manastıra gidip bir fotoğrafını çekmelerini rica ettim. Bana ömrüm boyunca unutmayacağım bu iyiliği yaptılar ve ahidnamenin fotoğrafını çektiler. Daha sonra bu fermanın dünyaya duyurulmasını ve bilinmesini sağladık. Hayatım boyunca böyle bir eşeye vesile olmanın gururunu ve bahtiyarlığını yaşayacağım. İşte o ahidnamenin metni:

Nişan-ı hümayun şu ki:Ben ki Sultân Mehmet Hanım. Cümle avâm ve havâssa ma‘lûm ola ki, işbu dârendegân-ı fermân-ı hümâyûn Bosna ruhbânlarına mezîd-i inâyetim zuhûra gelip buyurdum ki, mezbûrlara ve kiliselerine kimse mâni‘ ve müzâhim olmayıp ihtiyâtsız memleketimde duralar. Ve kaçup gidenler dahi emn ü emânda olalar.Gelüp bizim hâssa memleketimizde havfsiz sâkin olup kiliselerine mütemekkin olalar. Ve yüce hazretimden ve vezîrlerimden ve kullarımdan ve reâyalarımdan ve cemî‘-i memleketim halkından kimse mezbûrelere dahl ve ta‘arruz edip incitmeyeler, kendülere ve cânlarına ve mâllarına ve kiliselerine ve dahi yabandan hâssa memleketimize âdem gelirler ise yemîn-i mugallaza ederim ki yeri, göğü yaratan Perverdigâr hakkıçün ve Mushaf hakkıçün ve ulu Peygamberimiz hakkıçün ve yüz yirmi dört bin peygamberler hakkıçün ve kuşandığım kılıç hakkıçün bu yazılanlara hiçbir ferd muhâlefet etmeye. Mâdâm ki bunlar benim emrime mutî ve münkâd olalar.Şöyle bilesiz.

 

Fermanın Günümüz Türkçesiyle tercümesi

Bu padişah fermanı şöyledir:

Ben ki Sultan Mehmet Han’ım; sıradan ve seçkin bütün insanlar tarafından bilinsin ki, bu padişah buyruğunu ellerinde bulunduran Bosnalı [Fransisken] ruhbanlara büyük bir lütufta bulunarak şunları buyurdum:

Adı geçenlere ve kiliselerine hiç kimse engel olmayacak ve sıkıntı vermeyecektir ve onlar sakınmaksızın ülkemde yaşayacaklardır. Ve kaçıp gidenler bile güven içinde olacaklardır.

Gelip ülkemizde korkusuzca oturacaklar ve kiliselerine yerleşeceklerdir. Ne ben, ne vezirlerim, ne kullarım, ne uyruklarım, ne de ülkemin bütün halkından hiç kimse adı geçenlere —kendilerine ve canlarına ve mallarına ve kiliselerine ve dışarıdan ülkemize gelenlerine— dokunmayacak, saldırıp incitmeyecektir. Yeri, göğü yaratan Rızıklandırıcı adına ve Kur’an adına ve ulu Peygamberimiz adına ve yüz yirmi dört bin peygamber adına ve kuşandığım kılıç adına yemin ederim ki, bu kişiler emrime itaat ettikleri sürece, bu yazılanlara hiç kimse uymazlık etmeyecektir.

Böyle biline.